SAĞLIK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SAĞLIK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2011 Salı

BU AYLARA DİKKAT



Şu kar biran önce yağsada şu hastalıklardan bir kurtulucağız.yaklaşık bir aydan beri hastalıktan kurtulsak boğaz ağrı aşırı yorgunluk bitmek bilmeyen uyku nöbetleri Allah herkese şifa versin bu aylar çok zor bol bol c vitamini almak şart.Hasta olan herkese acil şifalar.

9 Haziran 2010 Çarşamba

Hızlı kilo vermek için diyet kuralları



Hızlı Kilo Verdiren Diyet KurallarıZayıflamanın hızlı yollarıHızlı zayıflamak mümkün mü değil mi diye uzmanlar tartışa dursun, hızlı zayıflanabileceğini savunan uzmanların önerdiği tavsiyeleri sizler için derledik. Bunları gerçekten uygular ve dikkat ederseniz sadece zayıflamak değil, her zaman zayıf kalmanız mümkün olur.
İşte uzmanların önerdiği, ünlü isimlerin hızlı kilo vermelerini sağlayan püf noktaları..
- Karbonhidratlar ile yağlı gıdaları karıştırmayın.
- Yarım saat yürüyün ve 5-10 dakika ağırlık çalışın.
- Mutlaka kahvaltı edin
.- Fındık yiyin ancak fazla kaçırmayın.
- Regl döneminden 2 hafta önce egzersiz yapmaya başlayın.
- Stresi hayatınızdan uzak tutarak daha az tatlı yiyin.
- Proteinli gıdalar tüketin.
- Zayıflığına dikkat eden kişilerle arkadaşlık edin.
- Bol bol ağırlık kaldırın
- Diyet yapmayan arkadaşlarınızla yemek yiyecekseniz programınıza sadık kalarak ilk siz sipariş verin.
- Dengeli ve düzenli beslenin.
- Uzun süre diyet içecek tüketmek kilo aldırabiliyor. Bu nedenle tüketmeyin.
- Kendinize güvenin, metabolizmanız hızlı çalışsın.
- Düzenli uyuyun.
- Tabağınızdakilerin 1/4′ünü bitirdikten sonra 20 dakika ara verin.
– Bol su için.
- Diyetinize uygun yiyecekleri seçin, içindekileri dikkatli okuyun.
- Günde iki kez yağ oranı düşük süt ve süt ürünleri tüketin.
- Diyet yaparken sert, çiğnenmesi zor besinleri tercih edin.
- Yemekten önce sirke için.
- Yiyecekler ayırmayın.
- Greyfurtun kokusu göbek çevresi yağın yakılmasını hızlandırıyor. Greyfurt koklayın.
- Yemek yememek için kendinizi oyalayın.

7 Haziran 2010 Pazartesi

MC DONALDS SHREK BARDAKLARINI TOPLATIYOR ONEMLI


Dünyanın en büyük fast food zincirlerinden McDonald's, yeni 'Shrek' filminin promosyonu için şubelerinde 2 dolardan sattığı 12 milyon bardağı toplatıyor. Bardakların üzerindeki resimlerde, kansere yol açan kadmiyum maddesi tespit edildi. McDonald's, müşterilerinden, animasyon filminin ana karakterlerinin dört farklı şekilde resmedildiği bardakları kullanmamalarını istedi. Shrek bardaklarındaki boyanın çocukların eline bulaşması ve çocukların ellerini yıkamadan ağızlarına götürmeleri halinde düşük seviyede kadmiyuma maruz kalmasından endişe ediliyor. Araştırmalar, kadmiyum metalinin, kemik erimesi ve ciddi böbrek problemlerine sebebiyet verebilen kanserojen bir madde olduğunu gösteriyor.
KAYNAK : SABAH

12 Mayıs 2010 Çarşamba

KURUYEMISLERIN FAYDALARI NELERDİR BİLMEK İSTERMİSİNİZ?


Badem: Beden ve zihin yorgunluğunu giderir. Böbrek ,mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.

Fındık: Vücuda kuvvet verir. Kalp rahatsızlıklarının en önemli nedeni olan yüksek kolestrolün düşürülmesinde en önemli ilaçtır. (%25.2 oranında)İnsan vücuduna yaralı kalsiyum, demir, karbonhidrat, yağ ve çinko ile metabolizmayı düzenler, kemiklerin gelişmesini sağlar.E vitamini açısından zengindir. Kansızlığa karşı koruyucu etki yapar.Kanser yapıcı etmenlerin oluşmasını önler yada oluştuktan sonra onları etkisiz hale getirerek vücudu korur.

Antep fıstığı: Antep fıstığında kolesterol yoktur. Kandaki kolesterol seviyesini düşürür. Kroner kalp hastalığı riskini azaltır. Antep fıstığı, protein yönünden 2 kat,fosfor yönünden 4 kat etten daha üstündür.İnce bağırsakta glikoz emilimini azaltır ve kan şekerinin yükselmesini önler.Yer fıstığı: Vücudun gelişmesini sağlar. Beden ve zihin gücünü arttırır.Göğsü yumuşatır. Öksürük söktürür.

Kabuklu yer fıstığı: İçeriğinde sabit yağ ve proteinli maddeler vardır. Böbrek ve safra kesesi ağrılarını hafifletir.Beyaz leblebi: Mide suyunu çekmede ve zayıflamak isteyenler için açlıklarını bastırmada önemli bir işleme sahiptir.

Sarı leblebi: Hammaddesi nohuttur.Vücudu kuvvetlendirir. Anne sütünü arttırır.Ayçekirdeği: Ayçekirdeğinin içeriğindeki yağ damar sertliğini giderir. Kalp, sinir hastalıklarını önler. Bol E vitamini ve protein içerir. Cinsel gücü arttırır. İktidarsızlığı önler.

Kabak çekirdeği: Mükemmel bir kurt ilacıdır. Günde çocuklarda 10-15 adet,büyüklerde 20-30 adet kabak çekirdeği yenmelidir.Tenya solucanlarını gidermek için de kabak çekirdeği iyi bir ilaçtır.

Mısır: Yüzde 18.3 gibi yüksek oranda lif içerir. Mısırın içeriğindeki yüksek karbonhidrat enerji seviyesini yükseltir. İçinde protein, kalsiyum,demir,fosfor, A vitamini bulunur.

11 Mayıs 2010 Salı

SİGARAYI BIRAKMAK



YAKLAŞIK 3 HAFTADAN BERI BU PIS MADDEDEN KURTULMUS BULUNMAKTAYIM EVET BEN 3 HAFTADAN BERI SIGARA ICMIYORUM.BIRAKAMAM DEMISTIM AMA ILK GUN HARICI HIC AMA HIC ZORLANMADIM. INANIN CIĞERLERINIZ KALBINIZ RUHUNUZ BEDENINIZ ACILIYOR HERKESE TAVSIYE EDERIM.


SIGARASIZ HAYAT DUMANSIZ HAYAT DUMASIZ HAYAT SAĞLIKLI YAŞAMA DEMEKTIR.

20 Mart 2010 Cumartesi

YUMURTA AKI

> *Hiçbir zaman bunu kullanmak gerekmeyeceği düşünülür, ama gerektiğinde...
*> > *Yumurta akı kullanılarak yanıklar basit ve etkin biçimde tedavi edilebilir.
> *> > * *> > *Bu yöntem itfaiyecilerin eğitimi sırasında ders olarak verilmiştir*> >
* *> > Bir yanık meydana geldiğinde, kapsadığı alan ne olursa olsun ilk yardım,> etkilenen alanı sıcaklık azalıncaya ve deri tabakalarını yakmayı bırakıncaya> kadar soğuk suyun altına tutmak ve sonrasında bu bölgeye yumurta akı> uygulamaktan oluşmaktadır.
> > > > *Bir kimsenin elinin büyük bir kısmı kaynar su ile yandığında, duyduğu büyük> acıya rağmen elini soğuk su musluğunun altına tutmuş ve sonrasında 2 yumurta> kırmış, aklarını ayırmış ve çırpmış ve elini içine daldırmıştır.
*> > * *> > *Eli o denli yanmış durumdadır ki yumurta akı uygulanır uygulanmaz derisi> kurumuş ve yumurta akı bir film tabakası oluşturmuştur.
*> > * *> > *Daha sonra bu kişi yumurta akının doğal bir kollajen (bir tür albüminoid)> olduğunu öğrenmiş ve en az bir saat boyunca eline tabaka üzerine tabaka> gelecek şekilde yumurta akı uygulamıştır. Öğleden sonra hiçbir acı duymaz> olmuştur. Ertesi sabah yanık bölgesinde nerdeyse belirsiz bir kırmızımsı> leke kalmıştır. Elinde sürekli ve feci görünüşlü bir yara izi kalacağını> düşünürken 10 gün sonra geride hiçbir yanık izi kalmamış ve hatta deri eski> normal rengine yeniden kavuşmuştur!
*> > * *> > *Yanan bölge yumurta akında mevcut ve aslında vitamin dolu bir plasenta> (etene) olan kollajen sayesinde tamamen yenilenmiştir.*

5 Mart 2010 Cuma

DİYET ALIŞVERİŞ LİSTESİ

Hedefinizdeki kiloya ulaşacağınıza inanıyorsunuz ancak ummadığınız bir anda kendinizi buzdolabının önünde bulunuyorsunuz. Çikolatalar, hamur işleri, kalorisi yüksek tatlılar ve et yemekleri size göz kırpıyor. Peki, bu durumda ne yapmak gerekir?

“Gözden uzak olan gönülden de uzak olur “ sözünü biliyorsunuz değil mi? Diyet yaparken sizi yoldan çıkarmaya teşvik eden kalorisi yüksek yiyecek, içecekler sizden uzak durmuyorsa siz olanlardan uzak durun! Alışverişe çıkmadan önce alışveriş listesi almak ve o listeye sadık kalmak sizi bir artı puan kazandıracaktır.

Diyet alışveriş listesi; yağ ve kalorisi açısından düşük; vücudunuzun ihtiyaç duyacağı miktarda protein, karbonhidrat, vitamin içeren yiyecek ve içeceklerden oluşmalıdır.

Süt Ürünleri


Süt ürünlerinin kalorisini yükselten; içeriğindeki yağ miktarıdır. Peynir, süt, yoğurt gibi süt ürünlerini satın alırken yağ oranı azaltmış olanları tercih edin.

Et Ürünleri


Koyun ve kuzu gibi küçük baş hayvanların etleri yağlıdır dolayısıyla kalorisi yüksektir. Kırmızı et satın alırken yağsız dana etini tercih edebilirsiniz.

Beyaz et satın alırken tavuk, hindi gibi yağ oranı düşük gıdaları tercih edebilirsiniz. Pişirme yöntemi olarak; ızgara, fırın ya da buharda pişirme uygundur.

Balık satın alırken ızgara uygun ve sossuz tüketilebilen balıkları tercih edin.

Tahıl Ürünleri


İşlenmemiş kabuklu pirinç, kepekli makarna ve bulgur tercih edebilirsiniz.

Ekmek satın alırken beyaz un yerine kepekli unla hazırlanmış ekmeklerin kalorisi daha düşüktür ve daha kolay sindirilir.

Barbunya, fasulye, mercimek gibi kuru baklagilleri de alışveriş listenize ekleyebilirsiniz.

Meyve ve Sebzeler


Vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri karşılayan sebze, meyveler sağlıklı beslenmenin olmazsa olmaz parçasıdır. Özellikle çiğ tüketebilen, kabuklu sebze ve meyveleri tercih edebilirsiniz.

Yağlar


Kalorisi düşük ve sağlıklı zeytinyağı; beslenme planınızda mutlaka bulunmalıdır.

Diyet sürecince tereyağı, margarin gibi katı yağlardan uzak durmalısınız

4 Mart 2010 Perşembe

Yoğurtlu Diyet Salata



Malzemesi:
1 adet göbek salata, 100 gr diyet beyaz peynir, 2 adet salatalık, 100 gr diyet yoğurt, 1 tatlı kaşığı tuz, 2 diş sarımsak

Tarifi:
Amerikan göbeği ve salatalığı ince parçalar halinde doğradıktan sonra tabağa yerleştirin. Üzerlerine beyaz peynir rendeleyin. Sarmısakları ezdikten sonra yoğurtla karıştırın. Tuzu ekleyin. Bu karışımı salatanın üzerine döktükten sonra servis yapın.
BEN ŞAHSEN DENEDIM VE GAYETTE DOYURUCU AKŞAM ÖZELLİKLE YERSENİZ SABAH KALKTIĞINIZDA BAĞIRSAKLARINIZIN NASIL ÇALIŞTIĞINI FARKEDECEKSINIZ.

İşte ömrü uzatan 10 meyve!




Asırlık yaşamların adası Okinawa’da, insanlar her gün 2-4 porsiyon meyve yiyor. Ancak meyveyi de limitsiz tüketmiyorlar. Onlar için bir porsiyon meyve; iki kiraz veya bir dilim anastan oluşuyor.
İnsanlarının uzun hayatlar sürmesiyle meşhur Japonya'nın Okinawa adasında insanlar, bol bol meyve yiyor. Mümkünse kabuklarıyla birlikte tüketilen meyveler, vücut sağlığının en önemli yapı taşları olan vitamin, mineral, lif içeriyorlar. Fransız gazeteciler Anne Dufour ve Laurence Wittner, ‘Okinawa Rejimi’ adlı kitapta Okinawalı asırlıkların her gün 2-4 porsiyon meyve yediğini söylüyor: “Bir porsiyon meyve, bir elma ya da iki kirazdır. Birinden ya da diğerinden birer kilo demek değildir. Peki bir porsiyon meyve ne kadardır? Orada bir meyve (elma, armut, portakal) veya iki küçük meyve (çilek, erik) ya da 100 gram kızıl meyve, 100 gram üzüm, bir dilim ananas veya bir dilim karpuz da bir porsiyondur.

KOZMODERMO DAN NUMUNE KAZANMAK İSTERMİSİNİZ

http://www.kozmodermo.com/Default.aspx?pageID=1436 SAYFASINI GEZDIĞINIZDE HELEDE UYE ISENIZ YADA OLURSANIZ HER 20. UYESINE NUMUNE GONDERIYOR BAYANLAR BU FIRSATI KACIRMAYIN

27 Ocak 2010 Çarşamba

Kışın kilo almama tüyoları

Kış mevsimi gelince hareketimiz azalıyor, yediklerimiz farklılaşıyor. Tatlıların ve kebapların peşinden daha çok koşuyoruz. Bahar aylarında ise tüm kışın bilançosunu terazide topluca alınmış kilolar olarak görüyoruz. Oysa kışın alacağımız önlemlerle, teraziden mutsuz inmemek elimizde.
International Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Dilem İrkin, tüm kadınların ortak sorusunu olan, kışın kilo almanın sebebini şöyle açıklıyor:
“Kışın çevre ısısı düştüğü için vücudumuz standart sıcaklığını korumak istiyor. Ancak vücudumuz bunu isterken metabolizma hızı yükseliyor ve enerji açığı artıyor. Enerji açığını giderebilmek için de daha fazla enerji verecek karbonhidrat ve yağ gruplarını istemeye başlıyor. Bunlar da daha çok kilo alımına neden oluyor.”
Ne yapalım da kilo almayalım?
Dilem İrkin, kış aylarında hem bağışıklığımız güçlendirecek, hem de kilo aldırmayacak tüyoları şöyle açıklıyor:
Bağışıklık sisteminin zenginleşmesi için A, C, E vitamini, selenyum, magnezyum, çinko alınmalıdır.
A vitamini yumurtanın sarısı, ciğer, yeşil yapraklı sebzelerde bulunuyor. Turunçgiller, mandalina, portakal, greyfurt gibi, yeşil yapraklı sebzeler C vitamini içeriyor.
C vitamini tüketirken meyve suyunu sıkıp, bir saat sürahide bekletirseniz faydası kalmaz. Aynı şekilde yemek yaparken sebzeyi saatlerce yıkıyor, birçok parçaya bölüp, ağzı açık pişiriyorsanız yine vitamin kaybı olur.
E vitamini kuru baklagil, yağ, fındık, fıstık gibi besinlerde bulunur. E vitamini kalbi korur, antioksidan etkisiyle gıdaların bıraktığı serbest radikaller dediğimiz bize zarar veren bileşenlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur.

Selenyumun kaynağı ise deniz ürünleridir. Hayvansal gıdalarda da bol bulunur.
Kış aylarında D vitaminin en zengin kaynağı olan güneş ışınlarından mahrum kalıyoruz. Bu sebeple güneşli günlerde biraz dışarı çıkmak, yürüyüş yapmak gerekir.
Besin olarak balık oldukça yararlıdır. Zengin bir Omega-3 kaynağıdır. Haftada iki defa balık tüketmek iyidir. Ancak balık kızartma olarak değil, ızgarada yağ ekleyerek tüketilmelidir.
Çinko büyüme, gelişme, doku onarımında ve bağışıklık sistemi üzerinde önemli bir mineraldir. Çinko süt ürünleri, et ürünleri, hayvansal gıdalar ve bitkisel gıdalarda bulunur. Hayvansal gıda olanı ise daha zengindir.
Magnezyum kasların gevşemesi için gereklidir. Bununla birlikte bağışıklık sistemimiz için de gereklidir. Tam buğdaydan yapılmış makarna ve ekmek bu açıdan önemlidir. Çünkü tam buğday ayrıştırılmamıştır ve magnezyum için destekçidir.
En Yüksek C Vitamini Kuşburnu Çayında
Dilem İrkin, kış aylarında çay ya da kahveye nazaran en fazla kuşburnu çayını tavsiye ettiklerinin altını çiziyor. Çünkü kuşburnu çayı, C vitamini içeriği en yüksek çaylardan biridir. Ama çay tüketirken ikinci grup rezene tercih edilebilir; çünkü rezene iyi bir gaz gidericidir. Yemekten sonra mideyi rahatlatır. Yeşil çay günde iki ya da üç kere içilebilir. Fakat yeşil çay konusunda şuna dikkat etmek gerekiyor: Kişinin yüksek tansiyon problemi varsa kalp ritmini artırdığından yeşil çay bu durumu tetikleyebiliyor. Bazı kişilerde uykusuzluk, huzursuzluk yaratabiliyor.
Probiyotik Ürünlerin Faydası Var Mı? Son yıllarda adını sıkça duyduğumuz 'probiyotik’ ürünlerin faydalı olup olmadığı konusu büyük merak uyandırıyor. Barsaktaki mikrobiyal dengeyi düzenleyen yararlı bir bakterinin adı olan probiyotik’i içeren ürünlerin bağışıklık sistemini destekleyici etkileri vardır. Günde bir porsiyon probiyotik ürün tüketmek; süt, yoğurt, kefir gibi ya da tabletleri kullanmak bağışıklık sisteminin desteklenmesinde etkili olmaktadır.

HADİ BAKALIM ZAYIFLAMAYA KARAR VERDIK

HACER VE STYLEM AZMIYLE ZAYIFLAMAYA KARAR VERDIM UMARIM ZAYIFLARIM CUNKU COK IHTIYACIM VAR EĞER BANA YARDIM EDEBILECEK FIKRI DENEYIMLERI OLAN ARKADASLAR VARSA KESINLIKLE YARDIMLARINI GERI CEVIRMEM
HADI BAKALIM BIR AYDA NE KADAR VERECEĞİM !!!!!!!

26 Ocak 2010 Salı

LAHANA VE LİMON KABUĞUNDAKİ SIR


Vücudun ihtiyaç duyduğu yağları içeren ama şişmanlatmayan yemiş hangisi? Hangi bitkiler doğal östrojen içerir? Tarkan Güveloğlu bitki ve bazı besinlerdeki doğal koruma gücünü anlatıyor.
İnsanımız kendine iyi gelen besinlerin önemini bilmiyor. Nerede zararlı besin varsa onu tüketiyor: Cipsler, makarnalar, kızartmalar. Oysa birçok insanın az yediği besinler gençliğin ve sağlığın kaynağını barındırıyor, hücreleri koruyor. Yüksek miktardaki koruma sistemi yaratan maddeler bulunduran bazı bitki ve sebzeler ciltte ve bedende yenilenme yaratıyor.
Yeşillerin anasıYıpranmış hücrelerin yenilenmesini sağlayan besinlerden biri lahana. Aslında bu sebzeyi yeşil besinlerin anası olarak da adlandırabiliriz. Son zamanları moda besin olan “Brüksel lahanası”nın yerine yüze yüz yerli olan yeşil lahanamıza itibarını geri verebiliriz. Eski Romalılar’da hekimler lahana ile tedavi edip, birçok hastalığı onunla gideriyorlardı. Eski kitaplarda lahanayı göklere çıkaran metinler var. Hatta o günden bu zamana kadar gelen bir de atasözleri var: “Evinin bahçesine lahana eken her hane sahibi, aktar dükkânım var diyebilir!”. İşte lahananın sağlığa etkisi sayısız… Aynı zamanda yaşlanmayı önleyici mineral olarak kabul edilen selenyum da içeriyor. Bu madde sağlıklı bir cilt verir. Gençleşmek için tüketilmesi gereken besinler arasında yer alan lahanayı mutlaka tüketmelisiniz.
Doğal östrojenlerTabiatın gücündeki yüksek koruma etkisi bunlarla sınırlı değil. Bitkilerde büyümeyi ve gelişmeyi hızlandıran “östrojen hormonu”na benzeyen hormonlar da var! Bir araştırmaya göre, kırsal yerlerde hayvan çiftliği olanlar bazı yonca türlerinin etkisini fark etmiş. Bu yoncayı yiyen atların tüyleri çok parlak bir hale gelmiş. Bazı otlar da koyunların doğurganlığını artırmış. İşte bu bitkilerdeki östrojenin varlığının küçük bir örneği.
Östrojen üreten bedenlerin sağlıklı bir cilt ve parlak bir görünümleri olduğunu unutmayalım. Bu nedenle soya fasulyesi, soğan, kuru fasulye, bezelye, mercimek, brüksel lahanası, zeytinyağı, ay çiçek yağı, susam, sarımsak, pirinç, ketentohumu, yerfıstığı, armut ve ahududu ve böğürtlenin evinizde özel bir yeri olsun!
Bu yağ kilo aldırmıyor!Yer fıstığı hakkında pek çok bilimsel çalışma yapılmış. Kalorisi yüksek olarak bilinir ama yanlış. Yerfıstığında hesaplanan kaloriden çok daha azı var. Çünkü bu besin tüketildiğinde yağların hepsi emilmiyor barsaklardan. Kilo aldırmamasının nedeni de bolca bitkisel lif içermesi. Bu bitkisel lifler özellikle ardından bolca su alındığında bu suyu sünger gibi emip, kitle etkisi ile barsak hareketlerini hızlandırıyorlar. Her gün bir avuç kabuklu fıstık tüketin.

Limon kabuğu ile sıkı ciltCildi sıkıştırıcı özelliği olan limon, bol su içerdiği için toksinlerin vücuttan atılmasını sağlıyor. Cildin pürüzsüz ve sıkı bir görünüme kavuşmasını sağlıyor. O nedenle çaylara sıktığınız limonların kabuğunu atmayın, yiyin. Her gün bir çeyrek limon kabuğu yemek, sıkı bir cildin anahtarıdır.
Hücre koruyucu maddeler içeriyor ve böylelikle yaşlılığın doğrudan hücrelerde durdurulmasını sağlıyor yeşil çay, artık günlük bir içecek olarak işte evde yanınızda mutlaka bulunsun.
Bitkisel ekstreler, güçlü ve etkili bakım yaratıyorlar. Çünkü bitkilerde yüksek miktardaki koruma sistemi yaratan maddeler bulunuyor. Yıpranmış hücrelere koruma sağlıyorlar. Örneğin gül ya da orkide gibi çiçeklerde bu koruma etkileri çok yüksek. O nedenle her zaman yüzünüzü gül suyu ile temizlemenizi öneriyorum. Hem temizler hem onarır gül bitkisi.
Bu arada iyi bir cilt için bazı besinleri yememeniz gerekiyor! Makarna ve patatesteki fazla miktarda karbonhidrat cildi bozuyor. Karbonhidratı azaltalım, protein ağırlıklı besinleri daha fazla yiyelim. Çünkü cildi sorunlu ve yaşlı görünüme sahip olan kadınlar protein alımında sorun yaşayanlardır. Protein, vücutta teker teker aminoasitlere dönüşür. Bunu sonucunda kolajen lifleri, elastik lifleri ve hormonlar oluşur.
Doğadan pratik notlar: Son zamanlarda herkesin mikroplarla savaştığı şu dönemde doğa eczanesinin en önemli baharatı tarçın. İnanılmaz olarak bazı bakterilerin çoğalmasını önlüyor. Boğazınızda yanma varsa, hemen mutfakta üretebileceğiniz önemli bir “ilaç. Bir çorba kaşığı balın içine, bir çay kaşığı tarçını ilave edin ve için.
Besininiz ilacınız, doğa dostunuz olsun…
kaynak: ekolay.net

25 Ocak 2010 Pazartesi

Aşure kalp ve damar hastalıklarından koruyor




Beslenme ve diyetetik uzmanı Rabia Yıldız "Diyet yapanlar tatlı yerine aşure yiyebilir" dedi.

Aşurenin içindeki çok çeşitli besinlerden dolayı yüksek enerjili bir gıda olduğunu belirten beslenme ve diyetetik uzmanı Rabia Yıldız, "Aşure, diyet yaparak zayıflamak isteyen kişiler için şerbetli tatlılar ya da hamur tatlıları yerine tercih edilebilecek en uygun tatlıdır" dedi.
Aşurenin, demir, çinko, kalsiyum, fosfor gibi minerallerle A, B ve C vitaminleri yönünden zengin bir gıda olduğunu söyleyen Yıldız, "Aşure, içindeki çok çeşitli besinlerden dolayı yüksek enerjili bir gıda haline gelmektedir. Özellikle büyüme, gelişme çağındaki çocuklar için ve süt miktarını ve kalitesini artırmak isteyen anneler için çok önemli bir besin kaynağıdır" diyerek aşurenin faydalarına dikkat çekti.
Tamamen bitkisel besinlerden yapılan aşurenin içinde doymuş yağ olmadığını ifade eden Yıldız, "Fındık, fıstık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar sayesinde aşurenin kalp-damar sağlığı için koruyucu olduğunu söyleyebiliriz. Yüksek protein ihtiva ettiğinden dolayı özellikle vejetaryen olanlar için iyi biri protein kaynağıdır. Şeker yerine pekmezle veya daha fazla kuru meyveyle tatlandırıldığında kansızlığa da iyi gelir" diye konuştu.
Beslenme ve diyetetik uzmanı Rabia Yıldız, aşurenin, diyet yaparak zayıflamak isteyen kişiler için şerbetli tatlılar ya da hamur tatlıları yerine tercih edilebilecek ve bir ara öğün olarak tüketilebilecek uygun bir tatlı olduğunu belirtti. Ancak şeker hastalarının dikkatli olması gerektiğinin altını çizen Yıldız, "Diyabetliler, eğer şekerleri kontrol altındaysa kendi diyetlerine uygun şekilde şeker kullanılmadan tatlandırıcı ile yapılan aşureden yiyebilir" dedi.

17 Ocak 2010 Pazar

ŞİMDİ MİNERAL MAKYAJ DÖNEMİ



Şimdi mineral makyaj dönemi!

Makyajda yeni trend “mineral makyaj”. Peki nedir bu mineral makyaj dedikleri? Avantajları nelerdir? Üünleri satın alırken nelere dikkat etmeli? İşte cevapları...


Hayatın her alanında olduğu gibi doğal ürünler güzelliğin de vazgeçilmezi oldu artık. Son yılların gözde makyaj trendi de mineral makyaj ürünleriyle güzelleşmek. Bünyesinde sadece mineral ürünler barındıran markaların yanı sıra dünyaca ünlü kozmetik firmaları da artık mineral makyaj malzemelerine koleksiyonlarında yer açtılar.

Peki, nedir mineral makyaj? Cilde zarar vermeyen, gözenekleri tıkamayan, yağlanmaya neden olmayan, çoğunlukla toz formunda bulunan makyaj malzemeleri ile yapılmış makyaj... Mineral makyaj ürünleri de doğal ve zararsız olmaları dolayısıyla cilde zarar vermeden güzel görünmek isteyenlerin vazgeçemedikleri malzemeler olarak öne çıkıyor. Avantajlarının başında maksimum kapatıcılık özelliği ve uzun süre ciltte kalması geliyor. Toz fondötenlerle cildinizi pürüzsüzleştirirken, cildinizde yokmuş hissi yaşatıyor. Normal fondötenlere oranla ve yağlı ciltlerde kalıcılıkları daha fazla. Aynı kurallar allıklar, farlar için de geçerli.

Son kullanma tarihleri yok

İçeriklerinde mika, titanyum dioksit, çinko oksit gibi en fazla 3-5 madde bulunuyor. Ürün yelpazesinde ise toz fondöten, allık, far, kapatıcı, doğal içerikli rujlar, göz kalemleri, likit doğal fondötenler var. Mineral makyaj malzemeleri parfüm, talk, alkol, boya, mineral yağ ve koruyucular yani kimyasal maddeler ihtiva etmiyor. Bu nedenle alerji riskleri çok düşük. Mika mineralin toz formuna getirilmiş halinden oluşan mineral ürünler, içerikleri nedeniyle tepkimeye girmediklerinden bozulmuyor, dolayısıyla son kullanma tarihleri de bulunmuyor.,


Mineral makyaj yapmanın incelikleri

■ Mineral makyaj ürünleri çoğunlukla toz formda olur. Toz fondötenler ise mutlaka fırça ile uygulanmalıdır.

■ Uygulama: Bir miktar ürün kapağın içerisinde fırçaya yedirilir. Daha sonra dairesel hareketler ile cildin dışından içeriye doğru uygulanır. Asla fırçada yoğun ürün barındırılmaz, az miktarda fondöten yüze iyice yedirilmelidir.

■ Kullanılan fırçanın tercihen aynı markanın önerdiği fırçalar olması, ürünün performansı açısından önemlidir.
■ Her zaman az ürün ile yeterli miktarda kapatıcılık sağlanabilir. Mineral ürünler yoğun olduğu için fazla miktarda kullanılması mükemmel kapatıcılık yerine olumsuz bir görüntüye yol açacaktır.

■ Mineraller cildin yağı ile aktive olacağı için makyaj gün içerisinde daha güzel görünür. Cilt ile bir olup doğal ve ışıltılı bir görüntü sağlar.

■ Mineral makyaj ürünü satın alırken içeriklerine dikkat etmelisiniz. İçeriğinde kimyasal maddeler, talk, koku barındırmaması önemlidir.

■ Minerallerin yüksek kalitede ham maddeden elde edilmiş olması önemlidir. Ürünü iki parmak arasında ezerek yapısını hissedin. Ürünün yumuşaklığı ve dokusu ancak bu şekilde anlaşılabilir.

Avantajları- Doğaldır, gözenekleri tıkamaz.

- Uzun süre kalıcıdır.

- Cildi pürüzsüz gösterirler ve ciltte yokmuş hissi verirler.

- Alerjiye sebep olmazlar.

- Talk içermez. Talk gözenekleri tıkayıp cildin nefes almasını engeller.

- Güneşten koruyucu özellikleri vardır.

- Mineral içerikler tepkimeye girmedikleri için bozulmazlar. Bu nedenle son kullanma tarihleri yoktur.

- Tüm cilt tiplerine uyum sağlar.

Aklınızda bulunsun: Mineral ürün seçerken koruyucu paraben, doldrucu madde talk ve alkol içermemesine dikkat edin.

Kaynak: Seninle

9 Ocak 2010 Cumartesi

JAPONLARIN ZAYIFLAMA SIRRI

İşte Japonların kilo almadan yıllarca genç kalmalarının sırları..
Gözlerinizle yiyin
Japonların yemek sırrı yavaş ve ufak parçalarla küçük porsiyonlarda yemek.. Yemeğinizi yavaş yerseniz beyninizde tokluk hissi oluşacak ve az yiyeceksiniz. Kaloriyi azaltmak acı vermez. Ekstra bir yiyecek yemeksizin, çikolata, cips, bisküvilerin yerine meyve, sebze ve çorbaları tercih edebilirsiniz.
Küçük porsiyonlar
Porsiyon güçtür. Japonlar yemeklerini küçük tabaklarda ve kaselerde alırlar. Akşam yemeklerinde herşey azar azar tadılır. Ufak porsiyonlar belki de sağlıklı yaşamalarının ve zayıf kalmalarının en önemli yoludur. Araştırmalara göre ise, büyük servislerde sunulan yemekler bitirilmeye çalışıldığınmdan kilo almaya neden oluyor. Büyük tabaklarda servis edildiğinde kişi % 45 daha fazla yiyebiliyor. Bu hem iyi hem de kötü haber! Düşünmeden yenildiği için kötü, yiyeceklerin değerini değiştirmeye yardımcı olduğu için iyi haber. Daha az yemeye alışılabilir öyl değil mi?
Temel besin kaynağı pirinç
Japon diyetinde pirincin büyük yeri var. Bir kişi günde 6 kereden fazla pirinç yiyebilir. Kahvaltı dahil hemen hemen her öğünde küçük bir kasede pirinç servis edilir. Yağ oranı düşük, kompleks karbonhidrata sahip pirinç birkaç kalorinin yükselmesine neden olabilir. Hamur işi ve bisküvileri göbeklenmeye neden olabileceği için azaltmanız gerekir. Kalbe yararlı yağlar içeren pirinç, Japonya’da sadece haşlanarak yenir, yağ eklenmez.
Sebzeler lezzetlidir
Japon kadınları haşlanmış, karışık sebzeleri yemeye bayılırlar. Kırmızı biber, kabak, taze fasulye, patlıcan, soğan, domates, yeşil biber, salata, havuç, ıspanak, pancar, şalgam, patates, mantar, deniz sebzeleri, patates gibi sebzeler beslenme alışkanlıklarında önemli yer tutar. Bir öğünde en az 4-5 farklı sebze yemeği servis edilir. Hiç kimse sabah kahvaltısında salata yemenin veya çorba içmenin garip olduğunu düşünmez.
Ana yiyecek balık
Özellikle somon, tuna, sardalya, uskumru ve ringa balığı gibi yağlı balıklar, kalbe yararlı omega-3 kaynağıdır. Japonlar dünyanın % 2’sini oluşturmalarına rağmen dünya balığının % 10′unu tüketirler. Dolayısıyla Japonlar daha az kırmızı et tüketirler ve kırmızı etin neden olabileceği hastalık risklerinden korunurlar.
Soya yararlıdır
Soya yetiştirilmeye ve tüketilmeye başladığından beri, kırmızı et kadar yararlı olduğu ancak daha az yağ içeridiği biliniyor. Bu nedenle Japon yemeklerinde daha çok soya yağı kullanılır. Bunun yanı sıra soya, mayalanmış çorba olarak da tüketilir.
Sağlıklı tatlılar
Japon tatlıları mevsim meyvelerinin karışımıdır. Dondurma ve kek gibi tatlı türlerini daha çok seven Japonlar, tatlıdan sonra bir fincan Japon yeşil çayı içmeyi ihmal etmez. Sadece birkaç düzenleme ile Japon diyetinizi uygulayabilir ve daha sağlıklı yaşayabilirsiniz. Öncelikle her yerde olan beyaz yerine, kahverengi pirinç tüketin. Sushi’yi tercih ederken 2-3 damla soya sosu ilave etmeniz yeterli olacaktır.
Kaynak: mynet.com

kış sebzeleri

kış sebzeleri - kışın hangi sebzeler tüketilmeli - kış yiyecekleri | Türkiyenin en büyük mail grubu

8 Ocak 2010 Cuma

TON BALIKLI DİYET

Hedef: 3 günde 3 kilo
Günlük Kalori: 1300 Kcal

Lifli besinlere dayalı bu diyet yeşilliklerle de destekleniyor. Bu diyette acıkınca tüketilebilecek tek şey bol su. Su dışında her türlü içecek kesinlikle yasak.

Genel bir diyet/zayıflama programı olarak diyetisyenler tarafından tercih edilmeyen bu düşük kalorili diyet tekrarlı olarak uygulanmamalıdır.

Bu diyetin günlük menüleri:

1.gün:

Sabah: - Buğday, yulaf gibi tahıllarla hazırlanmış besinler
Öğle: - Sadece yeşil yapraklı sebzelerden oluşan bol peynirli salata
Akşam: - Çok az tereyağında pişirilmiş mantar, avokado, zeytin ve yeşil sebzelerden oluşan salata

2.gün:

Sabah: - Buğday, yulaf gibi tahıllarla hazırlanmış besinler
Öğle: - Sadece yeşil yapraklı sebzelerden oluşan bol peynirli salata
Akşam: - Çok az tereyağında pişirilmiş mantar, avokado, zeytin ve yeşil sebzelerden oluşan salata

3.gün:

Sabah: - Buğday, yulaf gibi tahıllarla hazırlanmış besinler
Öğle: - Sadece yeşil yapraklı sebzelerden oluşan bol peynirli salata
Akşam: - Çok az tereyağında pişirilmiş mantar, avokado, zeytin ve yeşil sebzelerden oluşan salata

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails